Pofidik Tavşan oyun halısında oynuyordu. Küplerle kule yapıyordu.
Bir küp, iki küp, üç küp. Kule yükseldi.
Tam yıldızı koyacaktı. Karnında küçük bir kıpırtı oldu.
Pofidik durdu. "Bu kıpırtı ne?" diye düşündü.
Kıpırtı yine geldi. "Karnım bana haber veriyor," dedi.
Yavaşça kalktı. Tuvalet kapısına doğru yürüdü.
Kapıda gülümseyen bir tavşan resmi vardı. Burası tuvaletti.
Pofidik içeri baktı. Sonra bir adım geri çekildi.
"Galiba henüz değil," dedi. Geri dönmek istedi.
Annesi onu gördü. "Bedenin haber verirse yine deneriz," dedi.
Pofidik rahatladı. Az sonra haberci yine geldi.
Bu kez kararlıydı. İçeri girdi ve oturdu.
Sadece bekledi. Bir şarkı mırıldandı.
Sonuç oldu ya da olmadı. Pofidik ellerini yıkadı.
Çünkü denemek de kocaman bir adımdı.
Kuleye döndü. Yıldızı en tepeye koydu. "Bedenimi dinledim," dedi.




