Minik ayıcık Kuzu'nun sırt çantasında yeni bir defter, iki kalem ve annesinin hazırladığı bal sürülmüş bir dilim ekmek vardı. Bugün ormanın Ağaç Ev Okulu'nda ilk günüydü. Sabah uyandığında çok heyecanlıydı. Ama kahvaltıdan sonra heyecanın yerini başka bir his almıştı: karnında kelebekler uçuşuyordu.
Annesiyle patikada yürürken Kuzu hiç konuşmadı. Ağaç Ev'in yuvarlak kapısını görünce adımları yavaşladı. İçeriden gülüşmeler, bir de şarkı sesi geliyordu. 'Ya kimseyi tanımazsam?' diye düşündü. 'Ya bana kimse oynamayı teklif etmezse?' Annesinin patisini daha sıkı tuttu.
Annesi çömeldi ve gözlerinin içine baktı. 'Karnında kelebekler var, değil mi?' diye sordu. Kuzu şaşırdı. 'Nereden bildin?' Annesi gülümsedi. 'Ben de ilk işime gittiğim gün öyleydim. Kelebekler, yeni bir şeye başlayacağın zaman gelir. Kötü bir şey olacak demek değil. Sadece, bu senin için önemli demek.'
Kuzu derin bir nefes aldı. Annesi ona bir nefes oyunu öğretti: 'Burnundan içeri bir çiçek kokla, ağzından üflerek bir mum söndür.' Kuzu çiçeği kokladı, mumu söndürdü. Kelebekler biraz yavaşladı ama tamamen gitmedi. Annesi 'Gitmelerine gerek yok,' dedi. 'Seninle birlikte içeri girebilirler.'
Kapıdan girince öğretmen Baykuş Bilge onları karşıladı. 'Hoş geldin Kuzu! Seni bekliyorduk.' Kuzu'nun kulakları kızardı. Annesi ona sarıldı ve fısıldadı: 'Öğleden sonra seni burada, kapının önünde bekliyor olacağım.' Sonra el salladı. Kuzu'nun gözleri doldu ama ağlamadı. Annesine el salladı ve içeri girdi.
Odada minik tavşanlar, bir kirpi ve iki sincap vardı. Herkes bir köşede oynuyordu. Kuzu, çantasını bir kancaya astı ve duvarın dibinde durdu. Ne yapacağını bilmiyordu. O sırada yanına küçük bir kirpi geldi. Dikenleri biraz dağınıktı, elinde de yarım kalmış bir kule vardı. 'Ben Piti,' dedi. 'Bu kuleyi yalnız bitiremiyorum. Yardım eder misin?'
Kuzu tereddüt etti. Sonra yavaşça ilerledi ve bir blok aldı. Birlikte koydular. Kule yükseldi, sallandı, yıkıldı. Önce ikisi de sustu, sonra birlikte kahkahayı bastılar. 'Bir daha yapalım!' dedi Piti. Kuzu fark etti ki kelebekler artık karnında değil, kahkahasındaydı.
Öğleden sonra kapıdan çıktığında annesi tam söz verdiği yerde bekliyordu. Kuzu koşup ona sarıldı. 'Anne, bugün bir arkadaş edindim! Adı Piti. Kule yaptık, yıkıldı, tekrar yaptık!' Annesi onu kucakladı. 'Kelebekler ne oldu?' diye sordu. Kuzu düşündü. 'Biraz hâlâ buradalar,' dedi ve karnını gösterdi. 'Ama artık beni korkutmuyorlar. Yarın da gelirler herhalde.'
O akşam Kuzu yatağında yarınki günü düşündü. Biraz heyecanlıydı, biraz da meraklı. Annesi yorganını örttü. 'Yeni bir yere alışmak zaman alır,' dedi. 'Her gün biraz daha kolaylaşır.' Kuzu gözlerini kapattı, çiçeği kokladı, mumu söndürdü ve tatlı bir uykuya daldı.
