Cıvıl minicik bir fareymiş. Minnacık kuyruğu, pırıl pırıl gözleri varmış. Bir gün çok acıkmış.
Annesinin yanına gitmiş. "Peynir!" demiş. Ama annesi gülümsemiş ve "Tatlım, nazikçe nasıl isteriz?" demiş.
Cıvıl düşünmüş. Sonra usulca demiş ki: "Peynir, lütfen." Annesi çok mutlu olmuş ve ona küçük bir peynir vermiş.
Cıvıl peyniri almış ve demiş ki: "Teşekkür ederim!" Aaa, içi sımsıcak olmuş. Bu kelimeler ne tatlıymış.
"Lütfen" ve "teşekkür ederim" gerçekten sihirliymiş; söyleyince herkesin yüzü gülüyormuş.
Cıvıl o gün peynirini afiyetle yemiş. Ve iki güzel kelimeyi hiç unutmamış.
