Minik bir bebek vardı. Elleri küçücük, parmakları meraklı. Etrafı, dokunulmayı bekleyen yumuşacık şeylerle doluydu.
Battaniyeye dokundu. Yumuşacıktı, pofuduktu. Minik parmaklar battaniyede gezindi: mmm, ne kadar yumuşak. İçi rahatladı.
Ayıcığa dokundu. Tüy tüy, gıdı gıdı. Minik parmaklar ayıcığın karnını okşadı. Bebek kıkırdadı: bu da yumuşacık!
Sonra annesine dokundu. Annenin yanağı sıcacık, elleri yumuşacık. Minik parmaklar annenin avucuna sığındı. En yumuşak, en sıcak yer burasıydı.
Anne bebeğini sardı, sımsıkı. Dokun bakalım küçüğüm, dünya yumuşacık — ve ben hep buradayım. Bebek annenin kucağında mışıl mışıl, güvenle uykuya daldı.
