Küçük bir tavşan, sabah uyandı. Yumuşacık yatağında gerindi. "Bu benim bedenim," dedi gülümseyerek.
Önce ellerine baktı. İki tane minik el. Bir, iki! Elleriyle alkış yaptı, çıt çıt çıt. Ne kadar da güzel ses!
Sonra ayaklarına baktı. İki tane minik ayak. Ayaklarıyla yere vurdu, pat pat pat. Sonra zıpladı, hop!
Eliyle burnunu buldu. Minicik, yumuşacık bir burun. "İşte burnum," dedi ve burnunu hafifçe ovuşturdu.
Sonra kulaklarını buldu. Uzun, yumuşak iki kulak. Kulaklarıyla en küçük sesleri bile duyuyordu.
Küçük tavşan kendine kocaman sarıldı. "Ellerim, ayaklarım, burnum, kulaklarım... hepsi benim," dedi.
Sonra annesi geldi, ona sımsıcak bir öpücük verdi. Küçük tavşan mutlu mutlu güldü.
