Sorumluluğu paylaş
İşbölümü nettir: sen sağlıklı seçenekleri, düzenli saatlerde ve sakin bir ortamda sunarsın; çocuk bunlardan ne kadar yiyeceğine kendi karar verir. Sen sunmaktan, o yemekten sorumludur.
Çocukların iştahı günden güne, hatta öğünden öğüne değişir — bir gün çok, ertesi gün az yemesi normaldir. Bir öğünde az yemesi alarm değil; baskı yapmadan bıraktığında beden kendi dengesini bulur.
Baskı ve rüşvet yerine
‘Bitirirsen tatlı var’ gibi pazarlıklardan kaçın. Yemeği ödül-ceza aracına çevirmek, çocuğun açlık-tokluk işaretlerini dinlemesini zorlaştırır ve istenmeyen yiyeceği daha da cazip kılar.
Yeni yiyecekleri baskısızca, tekrar tekrar sun. Bir çocuğun yeni bir tadı kabul etmesi çoğu zaman birçok kez görmeyi gerektirir; ‘ye’ diye ısrar etmeden tabağa koymaya devam etmek en işe yarayan yoldur.
Sofrayı keyifli ve ekransız tut. Birlikte oturmak, senin de aynı yemekten yemen ve sakin sohbet, çocuğun yemeği iyi bir deneyimle ilişkilendirmesini sağlar — bu, herhangi bir ısrardan çok daha güçlüdür.
Kendine de nazik ol
Çocuğun seçici yiyor diye onu yetersiz beslediğini düşünüp kendini suçlama — seçicilik bu yaşların çok yaygın ve çoğu zaman geçici bir evresidir. Senin görevin onu yedirmek değil, sağlıklı seçenekleri sunmaya sakince devam etmek; gerisi onun bedenine güven meselesi. Bir öğün gergin geçtiyse, bir sonrakine temiz bir sayfayla başlayabilirsin.