anneyizbiz
← AnneyeDavranış & Sınırlar · 2-6 yaş

Ödül ve övgüyü doğru kullanmak

Çocuğunu överken aslında çok güçlü bir araç kullanıyorsun — ama nasıl övdüğün, ne kadar övdüğünden daha önemli. ‘Aferin, çok akıllısın’ ile ‘kulenin yıkılmasına rağmen tekrar denedin’ arasında, çocuğun gelişimi açısından büyük bir fark var. Bu farkı bilmek, övgünü daha besleyici kılar.

Sonucu değil, çabayı öv

‘Çok zekisin’ gibi sonuca ya da yeteneğe odaklanan övgüler kulağa hoş gelse de, çocuğa başarının doğuştan geldiğini ve zorlandığında belki de ‘yeterince zeki olmadığını’ düşündürebilir. Çabayı öven sözler ise denemeye ve sürdürmeye değer verir.

Çabaya, sürece ve azme dikkat çek: ‘Çok uğraştın’, ‘pes etmedin’, ‘farklı bir yol denedin’. Böylece çocuk, sonucu garanti olmasa bile denemenin kendisinin değerli olduğunu öğrenir — bu, zorluklar karşısında onu ayakta tutar.

Betimleyici övgünün gücü

Genel ‘aferin’ yerine ne gördüğünü somut olarak anlat: ‘Oyuncaklarını kutuya tek tek yerleştirdin, oda çok toplandı.’ Çocuk tam olarak neyin takdir edildiğini anlar ve bunu tekrarlamak ister.

Maddi ödülleri istisnai tut. Her olumlu davranışı bir hediyeye bağlamak, çocuğun ‘ne kazanacağım?’ diye sormasına yol açabilir; oysa amacın, davranışın kendisinden gelen iç tatmini beslemek.

Bazen en güçlü ödül, senin dikkatin ve birlikte geçirdiğin zamandır. Bir gülümseme, bir sarılma ya da ‘gel bunu birlikte yapalım’ demek, çoğu çıkartmadan daha çok şey ifade eder.

Kendine de nazik ol

Yıllarca ‘aferin, çok akıllısın’ dediysen ve şimdi bunu okuyup endişelendiysen, rahatla — hiçbir cümle çocuğu kalıcı olarak şekillendirmez. Önemli olan genel yön ve bugünden itibaren biraz daha bilinçli övmen. Mükemmel kelimeleri bulmak zorunda değilsin; çocuğun, senin onu gördüğünü ve önemsediğini hissetmesi yeter.

Yeni masallar ve rehberler için aramıza katıl →
Instagram'da takip et · @anneyizbiz_com