Bir cümle senden, bir cümle ondan
'Bir varmış bir yokmuş, küçük bir kedi varmış...' diye başla ve dur. 'Sonra ne olmuş?' diye sorup topu çocuğa at. Sırayla birer cümle eklediğinizde, hikâye ikinizin ortak eseri olur.
Çocuk akıl almaz, saçma, uçuk fikirler katabilir — uçan kediler, konuşan çoraplar. Bırak katsın. Bu özgürlük, onun hem yaratıcılığını hem de cümle kurma cesaretini güçlendirir.
Hikâyeyi yaşamın içinden çıkar
Konu bulmak için zorlanma: o günü hikâyeye çevir. 'Markete giden cesur bir çocuk' ya da 'kaybolan ama yolunu bulan bir oyuncak ayı' — tanıdık olaylar, çocuğun en kolay bağ kurduğu malzemedir.
Anlatırken yeni kelimeler, duygular ve 'sonra', 'çünkü', 'ama' gibi bağlantı sözcükleri doğal olarak araya girer. Çocuk farkında olmadan hem anlatı kurmayı hem de düşünceyi sıraya koymayı öğrenir.
Kendine de nazik ol
Yaratıcı, sürükleyici bir hikâye anlatıcısı olman gerekmiyor. En basit, en tutarsız, yarıda kalan masal bile çocuğun için değerlidir — çünkü onu seninle birlikte kurmuştur.
Bazı günler hayal gücün tükenmiş olabilir, bu çok normal. 'Bugün masalı sen anlat, ben dinleyeyim' demek de en az anlatmak kadar güçlü bir hediyedir.