Neden işe yarıyor?
Küçük bir çocuğun duygu fırtınasını yöneten beyin bölgeleri henüz olgunlaşmamıştır. Bu yüzden büyük duygular onu kelimenin tam anlamıyla taşırır — bu bir şımarıklık değil, gelişimsel bir gerçek.
Sen sakin kalıp duyguyu isimlendirdiğinde ("üzüldün", "korktun", "kıskandın") çocuğa iki şey verirsin: duygunun bir adı olduğunu ve senin yanında güvende olduğunu. Buna 'birlikte düzenleme' (co-regulation) denir; çocuk önce seninle, sonra kendi başına sakinleşmeyi öğrenir.
Bu hafta deneyebileceğin 3 şey
1) Önce duyguyu adlandır, sonra çözümü konuş. "Çok kızgınsın" demek, "kızma" demekten daha hızlı yatıştırır.
2) Kendi duygularını da sesli söyle: "Annen biraz yorgun, derin bir nefes alıyorum." Çocuk en çok seni izleyerek öğrenir.
3) Duyguyu yargılama. "Kızmana gerek yok" yerine "Kızmak normal, ama vurmak yok" — duyguyu kabul et, davranışa sınır koy.
Kendine de nazik ol
Her seferinde sakin kalamayacaksın — kimse kalamıyor. Bağırdığın bir an, koca bir günü silmez. Önemli olan, çoğu zaman tekrar bağ kurabilmen. Mükemmel anne değil, onarabilen anne çocuğa güven verir.